Ana Sayfa  /  Tarih  /  Doğu'dan Batı'ya doğru...
  • Facebook da Paylaş
Doğu'dan Batı'ya doğru...
  • 07-03-2018
  • 0 yorum

BİRİNCİ KONSTANTIN,TAHT,TAÇINI,İTALYA,MİLAN'DAN BİZANS'A TAŞIMIS VE İZNİK KONSİLİN DEN SONRA DA...

(Hz.İsa'nın doğ umun dan 325 yıl sonra -MS.dediğimiz şey)

TAHTINI İSTANBUL' A- ADINI VEREREK "KONSATANTİN-POL" KOYMUŞTU. BU,İMPARATORLUĞUN DEVAMI NİTELİĞİNDE İSE,TÜRKLER DEVİR ALMIŞ,YÜZYILLAR YAŞAMIŞLARDI.                        (bu bl.19 sayfadır)

(Tarihî AkışınYorumu *SakaOğlu Mehmet Ali "Soyların Asimile faaliyetleri ve Dinî Çekişmeler "

(Mademki hepimiz Hz.Havva,Hz.Âdem babadan Gelmekteyiz,Öyle ise hepimiz..)

KARADENİZ'DE"DİN" BİRLİĞİN BEŞİĞİNİ OLUŞTURU YORDU.

İLK İBADET YERİ TARSUS'TA KURULMUŞ,İLK İNCİLDE EFES'TE YAZILMIŞTI.

HAVARİLERDEN,BÜYÜK YAKUP'UN KELLESİ VURULUNCA...

EFES'TE MERYEM ANAMIZ,EBEDÎ MEKÂNINDADIR.HRİSTİYANLAR,ZİYARET EDİNCE,PİLGER-HACI" OLURLAR.

Romalı Kral Herodes Agrippa Hz.İsa'nın (çarmiğa çekildiği) hadisesinden ( MS.67 yy.) sonra ,Hz.İsanin yanında olanlar (Havarıler),Ona inanlardan Simon ,Petrus, Johannes (Yahya) Yahya'nın kardeşı Büyük Yakup.Yakup ilk Hz. İsa’ya inanlardan olarak o da Kılıçla kellesı vurulmuştu MÖ.46yy.larada. Küdüs’ü terke den Petrüs’ü ve Petrü'’ü de Romada idam eder Paulus.Çok eski bir adet olarak da, Bacakları İspanya’ kraliyetine ya hediye edildilmişti. KüçükYakup ise Hz.İsa'nın da akrabası olup, Kudus’un da ilk dinî şahsiyeto lan-Papası- olma ihtimali vardı.Hz.İsa'nın doğumunda önce,uani,Mö.63’de Yahudi Yüksek/ Paşpapaz Ananus II.hükmü ile işkence ile öldülmüştü.Diğer Havarıler ise karanlılara karışarak,kaçip kurtulmuş tu. Kardeşinin ölümünden sonra,Yahya,(Gottesmutter) Tanrı'nın Annesi(Meryem) arkasından küçükasya’ ya Efes'e gitmişti.Ona Meryem ana şeref unvanı olarak,Bişof’lukla taçlandırıl mıştı.

EGE'DE KÜÇÜK BİR ADA,PATMOS'A SÜRGÜNE GÖNDERİLİR.

Tahminen,Roma Kral Domition zamanında, (Ege’de) Patmos adasına sürülmüştü,Yahya da o zaman,sürgün yılları içinde, ada da iken ,"gizli beçiklama,beyan" adı altında ve en son senelerinde de „ Rabb'ın...(Hz.İsa’yı Rabb-Tanrı-olrakanlatıyor. m.ali) “Rabb’ın ..Sevgili gençleri" ve Papst olarak maister (usta)lik bilmi olucak Evangelim-Protestan-İnci’lini yazmişti.

Ve Kilse'ye göndermişti.En son Papst olarak da 100 yy.Efes’te vefaat etmişti.

(ALMAN BAŞBAKANI MERKEL,TÜRKİYE ZİYARETİN DE, ORTO DOKS RUM ve ERMENİ PATRİKLERİ İLE DE GÖRÜŞMÜŞTÜ

( Dört İncil yazan Havarıilerden biri. M.Ali) (Katollische Kirchegeschiche-Katolik Kilise Tarihi ,1962,s.20-21)

FİLİSTİN DE,ROMALI ETRÜSKER KOMUTAN TİTUS'UN,YAHUDİLERE AĞLAMA DUVA RINI,MÜSLÜMAN TÜRKLER,YAHUDÎLERİN KUTSÎ BULDUKLARI BU MEÂNLARI DA KORUMUŞTULAR...

İŞTE TÜRKLERİN ÂDÂLETİ, BU İDİ...

Daha önce,Romalı komutan Titus,Pfilistinin,baş şehri Kudüs'da ki,Abideleri tahribat etmiş,şehri yakıp yıkmiş,teslim almişti. Şehri,fetih’ten sonra, halka yaptığı konuşmada,Yahudilere Ağlama duvarlarını göstererek, " ..Bir Tanrı ( kendisini Tanrı olarak gösteri yor,olma lı) Yahudileri ,insan eli ve malzemesi ile yapılmiş bu duvardan medet umanları men etti, geri çekti!.. dedi.Öldürülmemiş,geri de kalan halkı ,sert bir esir muamelesi görüyorlardı.(Hz.İsa'nın doğumu'dan 156 yıl sonra-) MS.156’da İzmir'de din üğrüna ölenlerin şehitiği,MS.249’da Hıristiyanlığa geçenler cezalan dırılıyordu. 303-304 yılların da, Kaiser Diokletian idaresinde takıbat,işkenceler devam etmişti. ( Maalesef,İslamiyeti yaymaya çalışan ,Kainatın güneşi ,Peygamber Hz.Muhammed (sav) ve Ona ilk inanan Sahabeler’ın çektiği işkence,zulüm bunlar dan az değildi. Konumuz’un dişın da olması na rağmen,değinmedende kendimi alamadık.) 

KUDÜS DAKİ AĞLAMA DUVARLARI VE HZ.İSA'NIN GELİŞİ..

Kaiser Julian Abtrünnige (361-363) Hz.İsa’nın nasiat ve konuşmalarını dikkata alarak, Kudüs'daki tahrıp olmuş abideleri yeniden inşa edeceğini düşünüyor du, fakat,birkaç defa yanmiş abide leri,İşçilerde yeniden inşa etme meye-çalışmayı kabul etmiyorlardı. Kendiside bir karkaşa da öldürülerek, vefaat etmişti.(a.e.s.23)

BATI VE DOĞU ROMA İMPRATORLUĞU BİBEL VON JOHANNES.

Johanesin İncili Romalılar,Hz.İsa’nın Havarıları'nın(Johannes'ın incili,gibi) yazmış oldukları Hıristi yanlığ,dev letin resmî dini ola rak,352 tarihinde, İmparator Kaizer Teheodosius beyan etmişti,daha önce 313 yy.da Milan da bulunan Kaiser Konstantin,Hıristiyanlara yapılan takipatların durdurulmasini ve toleransli davranılmasını, ibadetlerin serbestçe yapılmasına müsaade edilme sini beyan etmişti.

Hıristiyanların yaşadığı Şerhir (merkezlerine) Elçiler göndermiş, ve daha sonra İmparatorluk,daha kolay idare içinde, 395 ‚de,"Doğu Roma ,Batı Roma" İprarator luğu diye ikiye bölünmüş, taksim edilmişti.Bızansa yerleşen güçlü Kostantin de bu şehre ismini ver mişti. Milletleri, silah, kuvvet gücüyle fetih etmekten daha kolayı"Din" ile olabilece ğini, adeta yeni keşfetmiş gibi idiler.

Dinî bir vasıta olarak kullanarak,sıyası olarak hükmü altına almak istediği Kavim ve Bölge leri, çeşitli yardımlar adı altında,Hıristiyanlığı da yaymaya çalışıyorlardı. (...)

AVRUPA'DA KURULAN HRİSYANLIĞI YAYMA-MİS YONER- MERKEZLER WÜRZBUR, NURNBER, REGENSBURG VE DAHALARI .                                                                     (Karadeniz,Kafkaslara)

RİTTER TURM-TAPINAK ŞOVALYELERİ KULESİ *ROM-GERMEN...

(BATI Romada ve Federe)-o zanlar federe yok tu,Krallık,Prenslikler vardı,Prusya,Bawaria,vs.gibi,18 yy larda kissmen birleştiler..) Almaya' dan Hıristiyani ği yayma Misyöner Şato- Kaleleri -Merkezleri,700yy.’da kurul muştu. Würzburg -Genelde Doğuya, Kafkasya,Asya,Türkiye'ye ,gelenlerin çoğu,bölge üzerinde bilgi lendiril miş vede dili,bölge lehçeleri öğretilmiş Araştırma adı altında gelenleri görüyörüz!),Eichstat (Nurnberg,Früht- yakınında) Bişof-Kutsî Burkhart tarafından ve doğu bölgelerini de Bişhof Willibald vede Wunibald-Walpurgis kardeşlerdi) (Sağda,Beyern Amplemi)

Daha önce,Hıristiyanlık dini’ni kabul etmemiş Hükümdarlar, Hıristiyan lara, akla gelmedik zul ümlar,işkenceler yapıyor,ağır vergilerle cezalarlandırı yorlardı.Yukarı da, kısaca o konuyu işle meye çalışmıştık.

İZNİK KONZİL TOPLANTISINDA,ALINAN KARARLAR

(Hz.İsa'nın doğumundan 325' yıl sonra- (İmparator Konstantin kendı doğum günü olan,29 Dezember-Aralık'ı,Hz.İsa'nın döğüm günü ilan etmış,)

SONTAG-ÖZEL BİR GÜN-PAZAR... PAZAR GÜNÜ,DİNÎ TATIL GÜNÜ İLAN EDİLMİŞTİ. CUMARTESİ DE İSEVÎ- YAHUDİ LERİN KUTSİ GÜNÜ.ŞEKLİNDE TAYIN EDİL MİŞTİR.DAHA SONRA,MÜSLÜMANLARIN TATIL,KUTSÎ "CUMA" GÜNÜ,TAYIN EDİLMİŞTİ.

 BARNABAS İNCİLİ,TARSUS VE EFES...

Kaizer(İmparator) Konstantin MS.313'de Mailand Şehrinden (Üst İtalya’da) Devlein resmî Dini olarak Hıristiyanlığı kabul ettiklerini kabul ederek,Hıristiyan ların da ayni haklara sahip olduklarını, bundan böyle kötü muameleye tabii tutulma yacağını,açiklamişti.Pazar gününü de,din Tatil günü ilan etmişti ; bir araya gelip,ayinlar yapılmasına müsade edilmişti. Hıristiyanlığın Bişof ve Piriste (Rahipler) kurumunu güçlendiriyordu.MS.325’ de İmparator (Kaiser) Konstan tin’in başkanlığin da ilk Ökumenlık (arzı meskûn / evrensel) Konzil Toplantısı,İznik (Nicea)da top lanmıştı.Taht hakimiyeti ile (Yaşlılar-İhtyarlar Heyeti) Dinî Makamlarla,iktidari-Hükümeti,beraber paylaşma,yürütme,kararı alınmıştı.

AMASYALI ROMA TARIHÇİSİ VE DE ...

(Maalesef,bir çok ilahayatçi,İznik konsil toplantısını,bilmezdi ya.)

İznik toplantısında,Bizzat,Dini işleri,Bızansızlara,Yönetim işlerini de,Kralıyet-İmparatorluk makamı, Tahtına, bırakılmıştı.İmparator,bizzat,devletin desteği ve teşfiki ile,hıritiyanlığı yaymaya,bu vesile ile de"Din „birliği pekiştirerek,dığer, kendilerine göre-yabancı halkları da kendi yönetimleri altına,kolayca alabilec klerini ve daha kolay yönetmeyi hedef lıyorlardı.MS. 325’de İznik toplan tısında, kararlar alınırken,Avrupada ve Asya'dan Karaden iz'den Kafkaslara kadar,Hıristiyanlığı yayma hare ketleri de‚hummalı şekilde çalışmaları sürüyor du.

Bazı merkezlerde Patrikhaneler bile açıl mişti.Bunlardan Antalya' da, İstanbul'da iki-2- adet,İznik'te bir tane olmak üzre,Ege'de, Efes,Millet'de, İlya'da,Karadeniz'de Sinop,daha sonra Romalıların da tarihcisi olucak olan, Strabo Essabalian (MÖ.64 –MS.20’lı yıllar) in doğum yeri Amasya'da ve Kudüs’tan,gemi ile Kereta adası üzerinden, Siryakus (Sicilya) dan Napel'e, Roma'ya...deniz yolu ile dolaşan Apostel Paulus ve daha sonra, Barnabas ( MÖ.49/50 yy.) dolaşarak, Heiden-haydeDağlı-dinsizleri dine, Hıristiyanlığa, kendilerinin tarif ettigi,dine inanmaya, tabî olmaya davet ederken,bir coklarida bu dine dönüyorlardı.

Yahudi hristiyanlarını de,kâfir hristiyanlar olarak görüyordular,onları da (Yahudiliğin-Tevratın eski -testamet-din olarak kabul gördüklerinden) İman'a davet ediyorlardı.Yani,Hz.İsa’nın Hıristiyanlik dinine.

Bunu gören Yahudiler-İseviler- de,bu yeni,Hıristiyan din Havarılerine-din adamlarına) kendi kanunlarına göre,cezalan dirmakla birlik te,kendi inançlarına karşı,yeni bir din,meshep,yayamak isteyenlere öfke ile cezalandir mak ta idiler.

ETRÜSKER KARDEŞLER'DEN ROMA'YA...

*KIRIM'DA BULUNAN İSTİK-SAKALAR; BATİ ROMA DA,KAİZER -İmprator- "ODOAKAR" VARDI.

 KARADENİZ KÖSTANCE VE ÇEVRESİ-ODES SA- YALTA-ÇEVRESİNDE, "POSPO RO S",DEVLETİ VARDI.

"TUNA NEHRİ AKMAMDİYOR,ETRAFIMI YIKMAM DİYOR... " 

 MAKODONYALI SEZAR-DER GROSSE İSKENDER...

".. dünya dünya maliki dünya.."

Böyle kavgalı, hüsümetli bir dönemden sonra,Hıristiyan din ini Devlet dini kabul eden Roma İparatorluğu(Kaiser Konstantin’in,imansız,kâfirlere (kendi dinleri (Putpreslik)nden olmayan ları) tolaranslı davranılmasını açıklam asını ardından; Kaiser Theodoius, 391’de Devletin resmî Dini'nin,bütün İmparatorluk’un resmî Dini olduğunu açıkla mıiştı -Doğu Roma ve Batı Roma - diye (39 5’de) ikiye ayrılan ,bölünmüştü.Batı Roma'nın başın’da Kaiser Odoakar, Doğu Roman’nın başındada Kaiser Romulus var idi). Avrupada olduğu gibi, Kafkaslara giden ticaret yolu Kara deniz’ en kolay yol,“Dini Maske altında Din adamlar la birlikte ,"Karadeniz, Kafkas' da ki, "Heide-Hayde-imansız,kâfir"yerlı halka“Hıristiyanlık Dinini götür erek ,Hıristiyan laştırarak, iş leri kolaylaştırmaktı. Sayfalarımız da da bahsettiğimiz gibi, tâ, (Hz.İsanın vefaatından sonra-MS.68-69 da,Kaiser Nero-N- zamanında, Tuna nehri ve Deniz yolu ile Karadenizi ele geçirmeye çalışma sıyasetini gütmekte idi, ancak,merkezi Kırım'da bulunan İstik-Saka dev leti (İmpara torluğu )ve son demle rini yaşıyan Posporos İmparatorluğu birlikleri ile çetin savaş ların sonuda geri çekilmek zorunda kalmıştı Kaizer Nero’nun birlikleri. Ölümünden sonra bu çatış ma kırızı 20,35 sene sonra, ticari anlaşmalar yapılarak, yakınlaşma, dosthane ilişkiler yeri ni biraktısada,bu bir başka Savaş taktığı idi.

SAKALAR ve POSPOROSLAR

Nihayet,Sakalar ve Posporos (imparatorluk) Devlet leri 4.yy.da her iki Devlet de Mîladını doldurmuş, insanlık tarihinde yerini Romalılara bıraka caktı.Bu bakımdan Karadeniz ve Kaçkar Romalı İmparatorluk için de,diğer İmpara torluk lar da olduğu gibi,bir strajezik meselesi idi. Makodon Kralı Sezar,Venedik liler gibi Romalılarda Karadeni ze kesin sahıp olmak istiyor dular.

 KAFKAS KAVİM,HALKI

“ Güney ve Kuzey Kafkasyadaki Soyları,Halkları de Din Dili ile(asimile) birbirlerine yaklaştırmış, Hırısti yan lığı Devletlerin Resmi dini olarak kabul edilmişti.

Bu da Güçlü Roma İmparator luğunun, iktisadi, içtimaî yönleri ile olmuş tu. Gürcüler, Ermeni’ler, Albaniler (Arnavut) ve diğerleri Din birliği temel taşlarını oluş turuyordu. Bu" dinî" bu grupları ,adeta birbirlerine kaynaştirmiş, bir halk, "soy" muş gibi yapmişti.“ 

                                                                                                       ( Kuzey Kafkaslar ,A.Sanders,Kavkasien,s.108)

KUZEY KAFKASYA  ÜZERİNDEN...

Romalılar,Kuzey Kafkasya üzerine bir derleme Kitabı yazan ve bir çok Kitap yazanların da (Lazlar'ın Tarihi,Gürcü, Abaza,Çerkez’lerin vb.tarihi gibi ) kitap hazırlayanlarında baş vurdu ğu yazarlardan biri olan,yer yer, içinde bir şeyler alıp aktardığımız,Alman yazar,A.Sanders gibi,bir cok tarihi akisi kayt eden yazarlar vardi.

DİLLERİNİ MUHAFAZA EDEN HIRİSTİYAN TÜRKLER,ve  M.CELÂLEDDİN RUMÎ...

...Eski Romalılar,o zamanlar bilinen dünyayı ve birçok milletleri sınırları içinde aldıktan sonra Romalı olmak hakkı gittikçe genişledi ve Roma’nın bu yeni tebaası,İmparatorluğun idare, politika ve ordu sistemine dâhil oldu. Kendisini Batı Roma İmparatorluğunun vârisi olarak tanımlayan Doğu Roma(Bizans)İ mparator luğuna girerek,bu yeni kavimler topluluğuna bağlan anlarda Romalı unvanını taşıdılar. İslam’ın baş göstermesi üzerine Kuzey Memleketlerine doğ ru yayılan İslam orduları Rum şehirlerini ele geçirmiş ve Rum imparatorluğu nun asker lerini kovalayarak Bizans Şehri önlerine kadar gelmiş oldukları devirlerden sonra İslam tarih lerine geçen "Rum,(yani, Doğu Romalılar, Mevlâna Celâleddin Rûmî,gibi)" tabiri Müslüman Türklere bu yoldan intikal etmiştir. Türklerde vârisi olduk ları Doğu Roma’nın Hıristiyan hakkına bu unvanı verdiler. Ve Balkanlar’a da bu unvan veril miş oldu.Rum İmparatorluğu nu oluşturan çeşitli kavimler arasında siyasî birlik,din birliği ara cılığı ile sağlanmıştı. Hıristiyanlığı yaymak ve Ortodoksluğu korumak, sapma ve ayrılıklara karşı mücadele etmek Bizans’ın on asırlık Tarihi’ni dolduran faaliyetlerinin en önemlilerin dendi. Doğu Roma kavimler topluluğuna giren her kavmi,Ortodoks kilisesine bağlamak,İmparator luk siyasetinin temelini oluştururdu.

ŞİÎ MEZHEPLİ TÜRKLER DE VARDI,IRAN,AZERBEYCAN,GİBİ...

(Pers-İran Şah İsmail-hani pâla bıyıklı ve de küpeli tavsir edilen resim,yıllarca Türk okullarında,Yağuz Selim diye tanıtıldı!)

...İLE SUNÎ MEZHEP AYRILIKLARI, FİTNELİKLER ARAYA GİRMİŞ,İKİ TÜRKÎ DEVLETİ DE,SİYASI ÇATIŞMALRDA SAVAŞ MEYDANLARINDA BUNCA İNSAN,AİLE,YUVALAR YIKILMIŞ, DEVLETLER DE GERİLE MİŞTİ. SÜNNET-İ SENİYYE.. HORASAN ER ENLERİNDEN GELEN...

Osmanlı İmparatorluğununda da,Dinî birliğin temelini teşkil eden ,Ehli Sünnet Vel cemaat denilen(direk Hz.Muhammd Peygamber(Sav) bağlı,Sünnî Müslümanlıktı.

Tarihi(miz) ayrılık ve sapmalara karşı mücadele lerle doludur. Bizans,kendisine medeniyetini ve dilini bırakmış olan halis Helenlerin bakiyesini,Putperestlikte kaldıkları için, acımadan na sıl kıydı ise, Osmanlı Türkleri de,ırkdaşları olan İran Türklerini ve bunlar gibi yüz binlerce Türk halkını, Şiilik dolayısı ile kırmışlardı.Osmanlı İmparatorluğunda farklı bir taraf vardır ; Müslüman ve Türk İmparator luklarına mahsus olan büyük hoşgörü eseri olarak dini farklı ol an topluluklar yaşayabilmişlerdir.Doğu Roma-Bizanslılar,Vatikan varı bir Dinî kurum olarak geçer)İdaresi, da Türk Devlet-i Âliyyesinde-İmparator-(unvanini, Batılılar yakıştırmış,takmıştırlar, demiştirdi.)luğunda olduğu gibi,dil birli ğini siyasî birlik için geçerli sayma mışlar,hatta Ortodoks Hıristiyanlığı etrafa yaymak için kili selerine ithal ettikleri her kavmin dilini de beraber almışlardır.

Rus,Sırp,Ulah,Bulgar dillerinin yazıya geçirilmesi hep "Dini" yaymak ihtiya cın dan doğmuştu. "BİR ÇATI ALTIN DA "TOPLANMAK"TI.

*Resim,harıtada,Roma Kaizeri Konstantin, Milan Şehrinde, "Hıristiyanlara da ayni hakların verilmesi, toleran slı davranılması ,dinî ibadetlerini serbestçe yapılmasını " beyan eden MS 313.de ve Hıristiyanlığın yayıldığı (kırmı zı ışaretlı) merkezlere bu emri,beyani iletilir.

(Geschichtliche Weltkunde,band 1,sy.78,diestewerg verlag Frankfurt.)

"..Tama Tamara,oldun içimde yara.." adına türküler, şiir,efsaneler yazılan,düzülen koman kızı Tamara

DOĞU ROMA'DA 800 YILLARDAN SONRA MERKEZÎ OTORİTE,SİYASİ YELPAZE İLE "OTORİTESİNİ" KAYBET MIŞ,EVLİLİK LER,SUNÎ KURULAN AKRABALIKLAR DA;BOZULMAYA BAŞLAMIŞ,AYRILIK KAVGALARIN ARDINDAN, HER KAVİM KENDİ KİLİSE-METROPOLLUĞUNU KURMAYA BAŞLAMIŞTI,KONSTANTİN-BİZANS'TAN-SONRA,İKİNCİ BUYÜK MANASTIR,GÜRCÜİSTAN,TİFLİS'TE,KRALİÇE "TAMARA"NİN ÜLKESİN DE KURULMUŞTU.DAHA SONRA BURADAN AYRILAN HAY-ERMENİLERİ DE,KENDİ KİLİSE MERKEZLERİNİ İNŞA ETTİLER.

Tahtını Bızansa taşıyan kral,ismini bu şehre verıp,Konstantin-pol-olarak değiştirmi, ilk,İnzik-Adapazarı- konsil toplantısı (Hz.Isa'nın doğumu milâd kabulle) MS 352'de resmî dini bu Hristiyanlığı de kabul ederek,millet leri,dinî "Bir Çatı Altında" toplamayı,böylece,çeşitli soy-Milletrleri,din aracılığı ile,birbirine kaynaştır mayı vede daha kolay idare etmeyi düşünüyordu.

Bu,fikir,700 yy.l arakadar sürdü.Din lisan-dili ile hareket eden,soy lar, Gürcü, Ermeni, Rus,Grekle vb.lerde,Kendi Papalığını urarak,Kiliseleri,Merkez Konstantinpol (Bizans'tan) ayrılmaya, başlamış lardı.Mesel,bölge olarak, İstanbul-Konstantin'den sonra, ikinci Dinî merkez olan Tiflis Metropoluğu'na bağlı olan Ermeniler,daha sonra,sıyası kavgalardan dolayı,Georian Tiflis Kikisesin den ayrılarak Van'da,kendi kiliselerini kurmuşlardı...

ISTIK- SAKA (SAKEN) A-LAZEN, HAY-ERMENİLER* TROİA'LILAR...

Resimde de görüldüğü gibi,Roma İmparatorluğu Hıristiyan Dinini Devletin resmî Dini kabul ettikten sonra ve MS.325’ de İznik Ökümenlik -Konzil toplantısında alınan kararlar doğrul tu sunda ve ,toplantıda, tespit edilen kararların yürür lüğe konulması gerekenler yazılı olarak tes bit edilmiş ve toplantıda okunarak, uygula maya konulmuştu. İmparatorluğun ve bütün Dini kurumların başı İmparatorluğa bağlı olmak üzere, Din işlerini yerli Bizanslılara bırakılmıştı ve Haç (Havarilarin anlatımına göre çarmığa gerilen Hz.İsa'nın Çarmığı,Haç olark, Hırisrti yanlığın bir sembolu olarak da kullanılma kararı da bu toplantıda çıktığı yer almaktadır.

"MORGENLAND-ABENDLAND-DOĞU-BATI ÜLKELERİ VE DİNLERİN İKİYE BÖLÜNMESİ MS.395 YILLARI. BATI,"KATOLİK",DOĞUDA,"ORTODOKS" ADI ALTINDA İKİ ŞEKİLE,DOĞMAYA BÖLÜNMÜŞTÜ.

Imparatorluk gittikleri yerlerde ki Kavimleri- Milletleri"Dinin Dil-Lisani ile (meselâ, Roma dili Latince Katolik (bu doğmalar daha sonraki tarihlerde (Doğu-Bati Akideleri diye MS.238 yy. ortaya çıkacak,Doğu-Bati Hıristiyan akideleri ana iki dala bölünecekti) Ortodoks Hıristi yanlar,eski Gerkçe (Yunanca) dilinde, Georgiyan (Tiflis deki Metropol’a ) Kilisesine bağlı olan larda Gürcü Dil-lisanii ile,daha sonralarında,Georgiyan Kiliselerinden ayrılan Hay-Ermenilerde ken dilerine bağlı olanları da kendi dillerini öğretiyorlardı. Tarihi akışın içinde,Yerleşik Halkın dışındaki Hakimiyet değişikliği ile birlikte,Dinlerin ve Dillerin değiştirilmesi baskıları, zulüm leri,katliamları uygu lanı yo rdu.(Nice Türkler ve Alazan-Lazikalar (Lazlar) daha sonraları (ta İstik-Saka ve Perslerden sonra) Ermenilerde, daha sonra el değiştiren Kilise hakimiyeti (Me rkezi Metropollar) Hay-Ermeni- Kilisesine Bağli olanlar da" Hay"-Ermenice- Dili ile, Gök Tenriya inana / Şamanist dahil- nice Türkleri Hıristiyan Ermenileş tirme (Bir Başkalaştirma Faliyetleri )içinde idiler. Bizim ve Batılıların (Almanca-Armanien) Ermeni dedikleri ne; Erme niler, kenileri ne"Hay"derlerdi.) “Gürcü lisanı ile öğretilerek, eğitim veriliyordu.Din ile bir likte, kendi ana dillerinin yanı sıra, Dinin "Dili",lisanı da yöre halkına aşılanıyordu. Zaman içinde, Din’nin, İnancin "Dili" benim sen meye, Sıysası ve iktisadî açıdan benimsen meye başla maştı).Zaman içinde el değiştiren Diller ve Dinlerin hakimiyeti, Tek Din,İnanç adı altında bölge halkını bir çatı altına toplamaya çalışan fikir,düşünce,bu vesile ile, Hakimiyeti altına aldığı bölge lerin halklarını,"Dini bir çatı altında toplayarak" daha kolay idare edebilece ğini düşünüyordu Kostandin. Tahtını tâ Bızans’a taşıyan ve kendi ismini, "Konstantin" veren Kaizer –İmparator-ve daha sonra da "Doğu Roma-Batı Roma-diye (MS. 395 de) ikiye bölünecekti İm paratorluk.Batılıların hâlâ” İstanbul “demeyi içlerine sindiremedikleri Konstantin’i Türkler Romalılardan geri almışlılardı.

Troia’lıların hatırına, bir de İslâm Peygamberinin Metiyesi üzerine bu gayret dahada canlı tutulmuştu. Selçuklular ve devamı Osmanlı Türkleri’ne bu iş nasıp olacaktı.

Yine,Batılıların sunî olarak geliştirdikleri ve kurdukları yeni Yunanistan-Gircheland-da,sanki kendi ataba lalarından, bu Şehri -Konstantin'î-Türklerin almış gibi, bir gün yeniden geri alma hayalleri kurmakta olduklarını tâ Ders kitaplarına kadar yansıtıldığı görülmekte idi... Halbiki,Bugünkü Grekler ile ,o zamanlarki Grekler-Yunanlar arasında,bugün sunî olarak,Dil ve dinî bağ var diki bu insanların yüde 80 de Hristiyanlaş tırılmış-bir başka laştırılmış Türkî nesillerin den di...

(Yukardaki kırmızımsı-pembe noktalarda kurulan Hristiyanlığı yayama-misyöner merkezlerini gsteren Alman Kiliseler Tarihin den bir sayfa. (bütün hakları,yhy aittir.)

HRİSTİYANLIIK 3 YÜZYILDA...

Hıristiyanlığın 3 yy.larda yayılış şemasını göstermekte dir.Kırmızı noktalarda Papalık yer alır ken, pembe renkte olanlar ise,henüz (hıristanlığı yayma) misyoner faaliyet çalışmaları içinde olmaları na rağmen,kesin sonuca (Hıristi yanlaştirma) varılamadığını göstermektedir.Tâ Karadeniz kıyılarına Batum'a kadar uzandıklarını-inkişaf ettiklerini göstermektedir.

  (Geschichte Weltkunde,Band 1,Dünya Kültür Tarihi,ver.moritz   Diesterweg,frankfurt am Mainz,Berlin, München,30.7.1975)

HELENLER,GREK,BİZANSLILAR YA ÖNCESİ?.. ELBETTE VARDI DA.. İMPRATORLUK DİLİ "LATİNCE",DİNÎ KİTAPLA R DA "RUMCA-ESKİ GEREKÇE" LİSAN İDİ. BU DİL ARA CILI ĞI İLE DE,BÜTÜN KAVİMLERİ,"TEK DİL-LİSAN-TEK SIY-KAVİM"ÇATISI ALTINDA TOPLAMAK" VEDE İDARE ETMEKTİ..

DOĞU ROMA İmparatorluğu kurulduktan sonra,Helenlerin dil-lisani üç asır zarfında yavaş yavaş genişledi ve İmpara tor luğun Roma'dan getirmiş olduğu Latince’ye üstün gelerek, önce halka, sonra devlet dairelerine, İmparator sarayına ve elit tabaka ya yayıldı. Bizans İmparatorluğuna giren ilkel kavimle rin ihtişamlı mazısı ve ede biyatı olan bu dili öğrenip konuş maları gayet tabii idi.Fakat bu durum devlet merkezi , önemli ticaret merkezleri, 6.asırdan 10.asira kadar Anadolu içlerini kapla mış olan büyük mülk sahibi soylular (Bizans dere beyleri ve diğer Kollar gibi) Kilise,ve Manastır çevresinde sınırlı kaldı. Bunların dışında ise Millî kümeler (Soylar) dillerini muhafaza etmişlerdir.

( Daha sonraki dönemlerde,bilhassa Romalı ların Dini resmi devlet dini olarak kabulün den sonra, Din Dilini kullanarak, küme”ırk-soy”larını değişik liğe uğratıldığını , ara sayfalar da yer alan ,(örnek) yazılarda görülecekti.M.Ali)

TURHAN NESİLLER HER ZAMAN LİSAN-DİLLERİNİ KORU MASINI BİLDİLER.İŞGALCI KUVVETLE DİN LİSANİ İLE BİR ÇOK KAVİMİ ASİMİLE EDİP ERİTİ YORDU,MÜSLÜ MAN TÜRKLER BUNLARI YAPMADI.

BATILILAR,"DER GROSSE KAİZER KONSTAMNTİN" ŞEKLİNDE DE HİTAP EDERLER.

(MİLAN'DAN,BİZANSA TAŞINAN,ADINI"KONSTATİN"KOYAN KAİZER VE ZAMANLA HAKİM OLDUĞU BÖLGEYİ GÖSTERN,ALMNCA BİR KAYNAK.)

Bunlarda Bizans’a Askerlik için girenler,mağlup esir Kavimler halinde getirenlerdir ki,Sınır(Hudut) boylarında, toplu olarak oturdukları yerler de,Millî dillerini konuşmaya devam etmiş lerdir.Bu kavimler arasın da,Türk olanlar yalnız Bizans İmparatorluğunda değil,dünyanın diğer yerlerinde ve tarihin çeşitli dönemlerinde,Millî varlıklarını Dillerine sadakatleriyle belli etmişlerdir. Bunları teyit için, konunun uzman tarihçilerin aşağıdaki sözlerini aktarmada fayda görüyoruz .; "..Turhan kökenli kavimlerde aslî seciyenin iki özelliği göze çarpar. Bunlar da,bu Kavimlerin Dillerini korumada ısrar etmeleri ve kurdukları Cemiyetlerin gerçekten çok çeşitli olmasıdır. Türkler, Finler, Moğollar, Mançurlar, galip veya mağlup,her ne halde olurlarsa olsun lar hiçbir zaman ve hiçbir yerde Millî Dil-lisan-e bağlılıklarını kaybetme diler.Kadım aile hatırasını unutmadılar". şeklinde idi.

HZ.İSA'DAN(MS.) 800 YUZYILLAR'DAN 1000' E KADAR.  

HAZAR VE AVAR MÜSEVÎ TÜRKLERİ DE...

"..Selçuklu -Türkler-lar,iki buçuk asra yakın,MS.800 yy.dan 1000 tarihine kadar,Gök Tanriya-Şamanist âtetleride-ateşten atlamak,Nevrûz kutlama larını yapmak yapma âdet,töreleri ve de Nesturi Hıristiyanlığa (Perslere ait)-değişik bir Hz.Ali tarftarı olan, Nesturilikten İslâm lığa olmak üzere üç kere din değiştirme lerine rağmen,bir kere olsun" Dil-lisan" değiştir mediler.Musevi Karaimler Tev rat'ı İbrani harflerle fakat Türk Dilinde yazarlar, yazmışlardı. Türkçe'nin ( Rus –Kırıl- harfleri yazıl dığı hesap olunmadığı halde ) yalnız altı çeşit harf le ,Arap- alfa be- Yazısı,Uygur Türkleri'nin düzel tmiş oldukları Suryani yazısı, Ermeni yazısı, Yunan (Grec(k) yazısı, İbrani ve Çin yazıları ile ve bunlara Türk olduğu anla şılan" Çudça" harfleri ile yazıldığı da ilave olunur sa, Dilin kendisine mahsus olan canlılığı (Lisan-dilin yaşam akta-konuşulmakta olduğu) ve kalıcılığı karşısında insan şaşkınlık içinde kalır."

(Lavisse ve Rambaud, 4.asırdan zamanımıza kadar umumi tarih.Cilt 2,s.886-887)

* * *

BATI'DA "SYKİTEN"DİYORLAR, DOĞU,ASYADA "İSTİK-SAKA-SAKEN" DİYE YAZİYOR LAR, ÖNCÜLERİ DE KİMMER LER'DI.

YA,MOLDEVYA, KIRIM,YAKUT,BAŞTÜRKİSTAN-TATALAR..

Asıl Vatanları olan Orta Asya'yı bırakarak,Batı ve Güneybatı göç yolu üzerin dei lerleyenTür klerin( Daha önce yaşayan kavimler İstik-Saka (Skyten) ve Kimmer’leri saymassak.)temas ettik leri Yunanca ve Arapça,en ziyade temsil kuvveti olan dillerdir. Türkler Millî Dillerine olan bağlılıkları sayesinde bunlara direndiler ve(asimile olmadı) yutulmadılar.

İmparatorluk kurulduktan üç asır sonra,edebî ve resmî lisan-dilleri,Grekçe-eskiYunanca olan,bayı Tarihçilerde, Hititlerin konuştuğu-karışık bir dil konuşan- Bizanslılar için,o zaman ki,Hıristi yan Türkler ne ise,Irak,Suriye ve bütün Kuzey Afrika’ya yayılarak oradaki Dilleri mağlup etmiş olan Arap ça içinde,İran yolu ile Arap memleketl erine gir en,Müslüman Türkler'in kurmuş oldukları kü çük askeri Birlik- koloni ve Atabeylikler de böyle dir.Hâlâ bugün, Irak Türkleri,Abbasıler dev rinde,Türkle rin göç yolunu göstermekte,Arap ve Kürt aşiret leri arasında bir sıra yerleşim mer kezleri halinde, devam eden hat,yol üzerinde Dil-lisan,örf ve âdetler, velhasılı,her çeşıt, türlü ben zerlıklerı ve özellikleri ile, durmaktadır...

ŞAMANİST,MÜSEVİ,HIRİSTİYAN TÜRKLER DE…

*Arturlar,Danişmendiler, Gürcü-Merkel,Dağistan-Çeçen-İnguşlar,Abhazya-A-Lazalar. Bugün hâlâ -Ortodoks- Rusların işgalin de,Asimile edilmektedir ler!.)

  ( Bugün Kırım'ı resmen işgal ettiğini-17-3.2014-Dünyaya ilan etmiştir- kıpçak tornu-Viladi mir Putin de,dünya ne yapacağını düşünmektedir.Bu gidişle Putin,hem Çar Nikolayaı,E Katarına'yı, Stalin'i de sollayacaktı da,dileriz sonu Çar Nikola,Deli Petro gibi olmazdı.. )

(...)

Devami," Soylar,diller,din ve asimile faaliyetleri" kitabindan .

* * *

( Kopya yapsanızda,kaynağını gösterme nezaketinde bulununuz!. M.Ali )

* * * 

YeniyırtHaberYorum. 2-12.2016,Münih

Etiketler : Doğu'dan - Batı'ya - doğru... -
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


RIZE

KÜNYE   I  REKLAM   I  İLETİŞİM   I  SİTENE EKLE